O gün geldi mi Suzan Teyze? Rabbin mi çağırdı seni ? Cenneti mi gördün yoksa dünya gözüyle, giderken yüzünde gülücükler vardı. Melekler mi eşlik ediyordu son yolculuğunda sana. Bir an öyle bir dalıp gittin ki, gözün artık dünyada hiçbir şey görmez oldu dedik. Kimi gördün Suzan Teyze kimi? Artık bizimle kalmamış mıydı sohbet edeceğin konu, artık yok muydu bize ayıracağın vakitlerin? Neden bu kadar çabuk bırakıp gittin bizi. Bilirim dünya sıkıyor insanı, herkes istiyor ebedi bir istirahat, ama biz sensiz dünyada yalnız mı kalacağız şimdi. Bize kim gülecek o nur yüzüyle, kim söylenecek o ninni gibi sesiyle ? Sen dünyada taht kurmadın, mekan bırakmadın, ama tüm gönülleri öyle feth ettin ki, tahtlar, köşkler saraylar kurduk gönlümüzde senin için, artık oralarda mı ikamet edeceksin, rüyalarda mı görüşeceğiz seninle, sana olan sevgimiz nöbet mi tutacak rüyalarımıza. Bir saniyede hasrete yenik düşmüş gönlümüzü neyle avutacağız, gönlümüze kim bekçi olacak Suzan Teyze ? Senin sesinden öyle güzel dinleniyordu ki hikayeler, şimdi kimden dinleyeceğiz hakkı hakikati Suzan Teyze, kim doldurabilir ki yerini. Bize mi emanet ettin o güzel anılarını sensiz günlerde anlatılması için, bizi o kadar çok mu sevdin.
Duruşunda asalet, inancında teslimiyet, söylediklerinde hakikat hiç eksik olmazdı. Öyle bir Allah derdin, cennette sanırdık kendimizi. Kitaplarının arasında isimler eksik olmazdı, her Kur’an okuyuşunda seni yalnız bırakmazdı sevdiklerin dualarından nasiplenebilmek için. Tesbih’in taneleri ellerimizde kaldı Suzan Teyze, bize sabır çekmek için mi bıraktın. Keşke yanımızda olsan, birlikte dua etsek, birlikte çeksek sabırları, yad etsek anıları. Birde benden dinleseydin kendini, sana ne çok anlatacaklarım vardı oysaki. Başkalarına mı bıraktın anlatacaklarımı ?
Ne çok şey gördün dünyada, beklide kimse senin gözünden göremedi yaşadıklarını. Sen ne kadar sıkıldıysan, ne kadar üzüldüysen hiç dünya nimetlerinde aramadın çaresini. Her zaman sırrın sahibine müracaat ederdin, ondan dilerdin ne dilersen. Hastalık bile yenemedi seni, sen yorgundun biliyorum. Sen yatağında uzandığında seni hasta sandılar, ama sen gideceğin yere hazırlanıyordun biliyorum. Keşke o baş ucundaki yastık olsaydım, su içtiğin bardağın olsaydım. Ben ardınca yürümeyi çok severdim, çıktığın merdivende seninle oturup her katta dinlenmeyi, dinlenirken bu dünyaya söylenmeyi. Bir gün ebedi olarak görüşürüz Suzan Teyze, bizim dualarımız senin için, sende bizi unutma dualarında. MEKANIN CENNET OLSUN SUZAN TEYZE, HOŞÇA KAL…
Etiketler:MAKALELER, MEKTUP, METİNLER
Yorumlar